Bir Şehrin İçinde Sıkışıp Kalan Hayaller
Değerli Yapkuryapi okurları, bu makalemizde “Koç Üniversitesi hangi illerde var” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
Kayseri’de yaşıyorum. 25 yaşındayım ve garip bir şekilde hâlâ bazı sabahlar çocuk gibi uyanıyorum; sanki hayat yeni başlıyormuş gibi. Ama sonra pencereyi açıyorum, Erciyes’in soğuk rüzgârı yüzüme vuruyor ve gerçek tekrar hatırlatıyor kendini. Burada zaman ağır akıyor. İnsanların bakışları bile acele etmiyor.
Son zamanlarda içimde tek bir soru dönüp duruyor: “Koç Üniversitesi hangi illerde var?”
Basit bir soru gibi duruyor ama benim için öyle değil. Çünkü bu soru, sadece bir okulun nerede olduğunu öğrenmek değil; biraz da nereye ait olabileceğimi anlamaya çalışmak gibi.
Kayseri’de Başlayan Sessiz Bir Arayış
Bir akşam yine günlüklerimi karıştırıyordum. Defterin kenarları yıpranmış, sayfalar birbirine yapışmış. Her satırda aynı şey var: “Gitmek istiyorum.”
Gitmek… ama nereye?
İnternette dolaşırken Koç Üniversitesi çıktı karşıma. Fotoğraflarına baktım. Geniş kampüsler, modern binalar, Boğaz’a yakın bir his… İçimde tuhaf bir kıpırtı oldu. Sanki oraya gidersem hayatımın başka bir versiyonuna geçecekmişim gibi.
Ama sonra o soru geldi: Koç Üniversitesi hangi illerde var?
Bunu Google’a yazarken bile içim biraz sıkıştı. Çünkü aslında cevabı bilmiyor olmam değil, cevabın beni nereye götüreceğini hissetmemdi asıl mesele.
Gerçeğin Soğuk ve Net Cevabı
Araştırdıkça öğrendim. Koç Üniversitesi yalnızca İstanbul’da.
Tek bir şehir.
Tek bir yer.
Ama o tek yer, benim kafamda büyüdükçe büyüdü. Sanki sadece bir üniversite değil de başka bir hayatın kapısıydı.
O an biraz hayal kırıklığı hissettim. Çünkü içimde küçük bir umut vardı: “Belki farklı şehirlerde de vardır, belki Kayseri’ye daha yakın bir yerde bir kampüsü vardır” diye düşünmüştüm. Kendimi kandırmışım.
Ama gerçek bazen insanı kırıyor. Ve o kırılma sessiz oluyor.
İstanbul Bir Hayal Gibi Uzak
İstanbul’u hiç uzun uzun yaşamadım. Sadece birkaç kez gittim. Kalabalığını, sesini, hızını hatırlıyorum. Kayseri’nin tam tersi gibi.
Koç Üniversitesi’nin sadece İstanbul’da olması bende garip bir duygu yarattı. Sanki o üniversite, bir şehirle kilitlenmiş gibi. Başka hiçbir yere taşınmamış, çoğalmamış, yayılmamış.
Bu düşünce içimde bir yandan umut, bir yandan huzursuzluk yarattı.
Umut çünkü “demek ki özel bir yer” diyorsun.
Huzursuzluk çünkü “ben oraya ait olabilir miyim?” sorusu büyüyor.
Defterimdeki Çatışma
O gece günlüğüme uzun uzun yazdım. Yazarken elim titremedi ama içim titriyordu.
“Koç Üniversitesi sadece İstanbul’da. Demek ki gitmek istiyorsan sadece bir şehri değil, bütün düzenini bırakman gerekiyor.”
Bunu yazarken fark ettim: Aslında korktuğum şey üniversite değilmiş. Korktuğum şey değişmekmiş.
Kayseri’deki düzenim… tanıdık sokaklar… aynı market, aynı otobüs durağı… hepsi güvenli bir döngü gibi.
İstanbul ise bilinmeyen.
Ve bilinmeyen her zaman biraz korkutucu.
Bir Kahve Molasında Gelen Karar
Bir gün şehir merkezinde küçük bir kafede oturuyordum. Camdan dışarı bakarken insanlar geçiyordu. Herkes bir yere yetişiyordu ama kimse nereye yetiştiğini anlatmıyordu.
Telefonumu açtım, yine aynı soruyu yazdım: Koç Üniversitesi hangi illerde var?
Cevap yine aynıydı: İstanbul.
Ama bu sefer farklı hissettim. Sanki cevap değişmemişti ama ben değişmiştim.
İçimde bir şey kırılmadı bu kez. Sadece yer değiştirdi.
Belki de mesele üniversitenin nerede olduğu değil, benim nereye gitmek istediğimdi.
Kayseri’nin Sessizliği ve İstanbul’un Gürültüsü
Kayseri bana hep sessiz geldi. Ama kötü bir sessizlik değil bu. Daha çok insanı düşünmeye zorlayan bir sessizlik.
İstanbul ise düşünmeyi bile unutturan bir hız gibi.
Koç Üniversitesi’nin sadece İstanbul’da olması, bu iki dünya arasında bir köprü gibi hissettirdi.
Bir taraf güven, diğer taraf ihtimal.
Bir taraf alışkanlık, diğer taraf bilinmezlik.
Ve ben bu iki tarafın tam ortasında sıkışmış gibiydim.
İçimdeki Ses
“Gitmelisin” diyen bir ses var içimde.
“Kalmak daha güvenli” diyen başka bir ses.
Bazen bu iki ses aynı anda konuşuyor ve ben hangisini dinleyeceğimi bilemiyorum.
Ama Koç Üniversitesi fikri, özellikle İstanbul’da olması, o ilk sesi biraz daha güçlü yapıyor.
Bir Hayalin Ağırlığı
Zaman geçtikçe fark ettim ki, Koç Üniversitesi benim için sadece bir okul değilmiş. Bir ihtimalmiş.
Belki daha iyi bir versiyonumun yaşayacağı yer.
Belki daha cesur olabileceğim bir hayatın başlangıcı.
Ama aynı zamanda ulaşması zor bir yer.
Çünkü tek bir şehirde olması, onu daha özel yapıyor ama daha uzak da yapıyor.
İşte bu ikilik beni yoruyor.
Kararsızlığın İçindeki Ben
Bazen kendime şunu soruyorum: “Gerçekten istiyor musun, yoksa sadece kaçmak mı istiyorsun?”
Bu soru ağır.
Çünkü cevap her zaman net değil.
Ama Koç Üniversitesi düşüncesi aklıma geldiğinde içimde bir sıcaklık hissediyorum. Bu kaçış gibi değil. Daha çok yön bulma gibi.
Gece ve Düşünceler
Gece olduğunda Kayseri daha da sessiz oluyor. Sokaktan geçen araba sayısı azalıyor. Evlerin ışıkları birer birer sönüyor.
O anlarda Koç Üniversitesi’ni düşünüyorum.
İstanbul’da bir kampüs.
Belki şu an ışıkları yanıyor.
Belki öğrenciler kütüphanede.
Belki biri benim gibi düşünüyor: “Ben buraya nasıl geldim?”
Bu düşünce bile içimi biraz rahatlatıyor.
Yalnız olmadığımı hissettiriyor.
Bir Şehir, Bir Üniversite, Bir Karar
Koç Üniversitesi’nin sadece İstanbul’da olması artık bana bir eksiklik gibi gelmiyor. Daha çok bir odak gibi geliyor.
Tek bir yerde olması, onun etrafında dönen bir dünya yaratıyor.
Ve belki de ben o dünyanın dışında değilim.
Belki sadece henüz kapısını açmadım.
Değerli Yapkuryapi okurları, “Koç Üniversitesi hangi illerde var” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!
Son Düşünceler
Şimdi geriye dönüp baktığımda, “Koç Üniversitesi hangi illerde var?” sorusu bana sadece bir bilgi sorusu gibi gelmiyor.
O soru, hayatımın bir döneminde kendime sorduğum en önemli sorulardan biri gibi duruyor.
Çünkü cevap basit: İstanbul.
Ama hissettirdiği şey basit değil.
Bir şehre gitmekten çok daha fazlası.
Bir hayata adım atmak gibi.
Ve ben hâlâ o adımın eşiğinde duruyorum.
Okumaya Değer: Kilo almak için hangi vitamin gerekli ?