Düz cinsel yönelim nedir? Bazen arkadaş ortamında, iş yerinde kahve molasında ya da sosyal medyada gezinirken “düz cinsel yönelim nedir?” sorusunun dolaylı olarak gündeme geldiğini fark ediyorum. Bursa’da yaşayan, gündelik hayatında hem Türkiye’deki hem de dünyadaki sosyal gelişmeleri takip etmeye çalışan biri olarak şunu söyleyebilirim: bu konu aslında sandığımızdan çok daha geniş, çok daha kültürel ve tarihsel bir arka plana sahip. En basit tanımıyla düz cinsel yönelim, bir kişinin romantik ve/veya cinsel olarak karşı cinse ilgi duyması durumunu ifade eder. Yani kadınların erkeklere, erkeklerin kadınlara ilgi duyması şeklinde açıklanır. Ama iş sadece bu kadar düz bir tanımda bitmiyor; çünkü bunun…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Arapçada laik ne demek? Kavramın peşine düşen bir Ankara günlüğü Bazen sabah işe giderken Kızılay’da kalabalığın içinde yürürken kulağıma farklı diller, farklı kelimeler takılıyor. Geçen gün metroda iki kişinin “Arapçada laik ne demek?” diye tartıştığını duydum. Kulağım ister istemez oraya kaydı. Ekonomi okumuş biri olarak kelimelere de rakamlar gibi yaklaşma alışkanlığım var; bir kavramın kökünü, dolaşımını, farklı sistemlerde nasıl davrandığını anlamaya çalışıyorum. O gün akşam eve döndüğümde bilgisayarı açıp bu konunun içine biraz daha gömüldüm. Çünkü “laiklik” Türkiye’de çok politik, çok duygusal bir alan ama Arapçada nasıl karşılık bulduğu sorusu işin kültürel ve tarihsel tarafını da açıyor. Arapçada laik ne…
Yorum BırakYapkuryapi ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Büyüteci kim icat etti” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Büyüteci kim icat etti? Tarihin içinde kaybolan bir mercek hikâyesi Günlük hayatta çoğu zaman fark etmiyoruz ama büyüteç dediğimiz şey aslında modern dünyanın en temel bilimsel araçlarından biri. Küçük bir yazıyı okumak, bir böceği incelemek ya da eski bir haritayı detaylı görmek… Hepsi bu basit ama etkili mercek sayesinde mümkün oluyor. Ama işin ilginç tarafı şu: “Büyüteci kim icat etti?” sorusunun tek bir net cevabı yok. Bu, tek bir kişinin masasında bir anda ortaya çıkmış bir buluş değil; yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, farklı bilim insanlarının…
Yorum BırakKüçükbaş eti neden kokar? Mutfağın gizemli sorusuna biraz gülerek bakalım İzmir’de büyüyen biri olarak et konusu bizim evde hiçbir zaman sadece “akşam ne pişiyor?” sorusu olmadı. Et varsa mutlaka bir hikâye vardır. Hele küçükbaş eti… Onun mutfakta ayrı bir karakteri bulunur. Kimi zaman sofranın yıldızı olur, kimi zaman da tencerenin kapağını açınca insanın kafasında küçük bir soru işareti belirir: “Acaba yemek mi yapıyorum, yoksa koyun çiftliğinde gizli bir toplantıya mı denk geldim?” Çocukluğumda bayram sabahları evde yaşanan telaşı hatırlıyorum. Herkes bir yerlere koşar, mutfakta ayrı bir hareket olurdu. Bir yandan et hazırlanır, bir yandan büyükler “bu et böyle kokmaz, sen…
Yorum BırakKozmos İsmi Nereden Gelir? Geleceğe Bakan Bir Kelimenin Ardındaki Büyük Hikâye Ankara’da yaşadığım evin çalışma masasının başında bazen saatlerce tek bir kelimenin üzerinde düşündüğüm oluyor. 28 yaşındayım ve teknolojiyle, gelecekle, insanlığın nereye gittiğiyle ilgileniyorum. Gün içinde yeni bir uygulama, yeni bir keşif ya da dünyayı değiştirebilecek bir fikirle karşılaştığımda aklıma hep aynı soru geliyor: “Bundan 10 yıl sonra hayatımız nasıl olacak?” Geçtiğimiz günlerde aklıma takılan kelimelerden biri de “kozmos” oldu. Aslında bu kelimeyi çocukluğumdan beri duyuyordum. Uzay, yıldızlar, evren ve sonsuzlukla bağlantılı bir anlam taşıdığını biliyordum. Ancak “Kozmos ismi nereden gelir?” sorusunun cevabını araştırdıkça, bu kelimenin sadece gökyüzünü anlatmadığını fark…
Yorum BırakKozmik Duygu Ne Anlama Gelir? İnsanlığın Evren Karşısındaki Derin Hissi Bazen yoğun bir iş gününün ardından akşam eve dönerken gökyüzüne bakıyorum ve birkaç saniyeliğine bütün günlük telaşımın küçüldüğünü hissediyorum. Trafik, yetişmeyen işler, telefon bildirimleri, ertesi günün planları… Hepsi bir anda uzaklaşıyor. Yerine daha büyük bir düşünce geliyor: “Ben bu devasa evrenin neresindeyim?” İşte bu soruyla başlayan his, birçok kişinin tarif etmeye çalıştığı kozmik duygu kavramının temelini oluşturuyor. Peki, kozmik duygu ne anlama gelir? En basit haliyle kozmik duygu; insanın evrenin büyüklüğü, doğanın görkemi, zamanın sonsuzluğu ve kendi varlığının bu büyük bütün içindeki yeri üzerine düşündüğünde hissettiği hayranlık, şaşkınlık, merak ve…
Yorum BırakKozalak Pekmezi Kalp Hastaları Kullanabilir mi? Farklı Bakış Açılarıyla Bilimsel ve Geleneksel Bir Değerlendirme Doğal ürünlere olan ilginin arttığı günümüzde kozalak pekmezi, özellikle bağışıklık sistemi, solunum yolları ve genel sağlık üzerindeki olası etkileri nedeniyle sıkça konuşulan ürünlerden biri hâline geldi. Ancak kalp hastalığı bulunan kişiler için doğal olması tek başına yeterli bir güvence anlamına gelmiyor. Bu nedenle “Kozalak pekmezi kalp hastaları kullanabilir mi?” sorusu, hem geleneksel kullanım açısından hem de bilimsel değerlendirmeler açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu. Konya’da yaşayan biri olarak çevremde doğal ürünlere duyulan güveni sıkça gözlemliyorum. Köylerden gelen pekmezler, bitkisel karışımlar, şifalı olduğuna inanılan doğal tarifler…
Yorum BırakŞahsının eş anlamlısı nedir? Dilin, kimliğin ve geleceğin kesişiminde bir düşünce yolculuğu İlgili Makale: İsviçre tıp kaç yıl ? Değerli Yapkuryapi okurları, bu makalemizde “Şahsının eş anlamlısı nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Ankara’da sıradan bir gün daha… Sabah Kızılay’da işe yetişmeye çalışan kalabalığın içinde yürürken bir yandan telefonda gelen mesajlara bakıyorum, bir yandan da zihnimde küçük ama garip bir soru dönüp duruyor: Şahsının eş anlamlısı nedir? İlk bakışta basit bir dil bilgisi sorusu gibi duruyor. Ama biraz kurcalayınca, bu sorunun sadece kelimelerle değil, kimlikle, iletişimle ve hatta gelecekte kendimizi nasıl tanımladığımızla ilgili olduğunu fark ediyorum. Bugün bu soruyu…
Yorum Bırak“İşle oturan iş, misle oturan mis kokar ne demek?” atasözünün derin anlamı Bugün “İsle oturan is misle oturan mis kokar ne demek” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Günlük hayatta sık sık duyduğumuz ama üzerine çok da düşünmediğimiz bazı sözler vardır. “İşle oturan iş, misle oturan mis kokar” da tam olarak böyle bir ifade. İlk duyduğumuzda kulağa biraz ritmik, biraz da eski bir bilgelik gibi gelir. Ama işin içine biraz bilim, biraz psikoloji ve biraz da gündelik hayat gözlüğüyle baktığımızda bu sözün aslında oldukça güçlü bir gözlem içerdiğini fark ederiz. Eskişehir’de yaşayan, üniversitede çalışan bir araştırmacı olarak şunu…
Yorum BırakŞehrin Üzerine Çöken Sessizlik ve Bir Kelimenin Ağırlığı Kayseri’de sabahlar hep aynı kokuyla başlar. Soğuk, biraz duman, biraz da ekmeğin fırından yeni çıkmış sıcaklığı… Ama bugün farklıydı. Sanki şehir değil de içimde bir şey uyanmış gibiydi. Defterimi açtığımda ilk cümleyi yazamadım. Kalem elimde kaldı. Çünkü kafamın içinde dönüp duran tek bir kelime vardı: “İmarda yençok ne demek?” Bunu ilk kez belediyenin imar planına bakarken görmüştüm. Küçük, soğuk bir tablo içinde kaybolmuş bir ifade: “Yençok: 12.50 m”. O an hiçbir şey hissetmemiştim. Sadece bir teknik detay gibi gelmişti. Ama günler geçtikçe o kelime büyüdü, anlamını aştı, hayatıma sızdı. Sanki sadece binaları…
Yorum Bırak