İçeriğe geç

İade-i ne demek ?

Bir Pazar Sabahı ve Eski Bir Mektup

Güneş, Kayseri’nin dar sokaklarına usulca sızarken ben hâlâ yatağımda dönüp duruyordum. 25 yaşındayım ve hâlâ eski alışkanlıklarımı bırakabilmiş değilim; sabahları kalkmak yerine hayallerin içinde kaybolmayı seviyorum. Ama o sabah farklıydı. Masamın üzerinde, biraz sararmış, köşeleri buruş buruş bir zarf duruyordu. Zarfın üzerinde, kendi el yazımın aksine düzgün, dikkatli bir yazı vardı: “iade-i mektup.”

İlk başta ne olduğunu anlamadım. “İade-i ne demek ki?” diye mırıldandım kendi kendime. Sözlüğe bakmak yerine merakın cazibesine kapıldım; belki de o kelime bana bir hikâye anlatacaktı, belki de kendi hikâyemi fark ettirecekti.

Çay Kokusu ve Hatıralar

Zarfı yavaşça açtım ve içinden çıkan mektubu elime aldım. Çaydanlığın kaynayan sesi odadaki sessizliği parçalarken, ben satır satır okumaya başladım. Mektup, birkaç yıl önce tanıştığım bir arkadaşımın bana yazdığı ama hiç göndermediği, belki de içten içe “yaşanmayan bir hikâye” olarak kalan satırlardı.

Satırların arasında gizlenmiş bir kelime vardı: “iade-i.” Arkadaşım, yanlış anlaşılmalar ve mesafeler yüzünden yazdığı mektubu geri almak istiyormuş. Kelimenin derinliğini düşündüm; “iade” demek, sadece geri vermek değil, aynı zamanda geçmişte bıraktığın bir parçayı yeniden sahiplenmek demekti. Duyguların, hataların ve kayıpların geri dönmesi…

Geçmişin Gölgesinde

O gün Kayseri sokaklarında yürürken kafamda hep aynı soru vardı: İnsan, duygularını iade edebilir mi? Ya da birini affetmek, geçmişi iade almak kadar güçlü olabilir mi? Her köşe başı bana eski hatıraları hatırlatıyordu; lise yıllarımız, birlikte içtiğimiz çaylar, paylaştığımız kahkahalar… Her anı, sanki mektubun içinden çıkan kelimelerle yeniden canlanıyordu.

Yürürken bir yandan da kendi hislerime kızıyordum. Neden hala o günleri özlüyordum? Neden eski bir mektup, kalbimde böyle derin izler bırakabiliyordu? Gözlerim doldu, ama bu sefer üzgün değil, sadece hayatın ne kadar karmaşık olduğunu fark etmiş bir ruhun şaşkınlığıyla doluydu.

Bir Karar Anı

Akşamüstü, evime dönüp masama oturdum. Önümde o eski zarf ve mektup vardı. “İade-i mektup” yazısını tekrar okudum ve kendi içimde bir karar verdim. Belki de bu kelime bana sadece geri vermeyi değil, yeniden başlama cesaretini de hatırlatıyordu.

Bilgisayarı açtım ve uzun uzun yazmaya başladım. Satırlarım, o eski dostuma yazdığım ama bir türlü gönderemediğim kelimeleri içeriyordu. Duygularımı saklamadan, heyecanımı ve biraz da hayal kırıklığımı dile getirdim. “İade-i” artık sadece mektup için değil, kendi hislerimi anlamak için de bir anahtar olmuştu.

Gece ve İçsel Hesaplaşma

Gece olunca, odama sükûnet çöktü. Pencereden bakarken Kayseri’nin ışıkları yavaş yavaş yanıyordu. Mektubu tekrar elime aldım ve bir an duraksadım. “Belki de iade-i sadece bir kelime değil, bir hayat dersidir,” dedim kendi kendime.

O gece günlükme yazarken fark ettim ki, insan bazen geçmişi geri almak ister ama aslında kendini bulmak için iade-i adımlar atar. Kaybettiğim anılar, ihmal ettiğim dostluklar, dile getiremediğim hisler… Hepsi bu kelimenin içinde bir şekilde geri dönüyor ve bana hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyordu.

Sabahın Umudu

Ertesi sabah, aynı dar sokaklardan geçerken içimde tuhaf bir hafiflik vardı. Mektubu göndermeye karar vermiş olmanın verdiği rahatlık, kelimenin yüklediği duygusal ağırlığı bir nebze olsun hafifletmişti. “İade-i” artık sadece bir geçmişin yansıması değil, geleceğe açılan bir kapıydı.

O gün, Kayseri’nin soğuk ama umut dolu sabahında yürürken, hayatın küçük sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha anladım. Bazen sadece bir kelime, bir mektup veya bir anı, insanın iç dünyasında büyük değişimler yaratabiliyor. Ve ben, 25 yaşında bir genç olarak, duygularımı saklamadan yaşamayı öğreniyordum; hayal kırıklıkları, heyecanlar ve umutlar… Hepsi bir arada, bir kelimenin arkasında saklıydı: iade-i.

Son Düşünceler

Şimdi masamın başında oturup bu yazıyı yazarken, kelimenin verdiği huzuru hissediyorum. Hayat, bazen geri dönüp bakmayı ve eksik kalan parçaları iade etmeyi gerektiriyor. İnsan, duygularını iade ettiğinde sadece geçmişi toparlamakla kalmıyor; aynı zamanda kendine de bir şans veriyor.

Ve ben, bu kelimenin bana öğrettiği gibi, her yeni güne umutla başlamayı öğreniyorum. Geçmişin ağırlığıyla değil, onu kucaklayarak, duygularımı saklamadan…

İşte böyle, “iade-i” kelimesiyle başlayan bir sabah, hayatımda bir dönüm noktası olmuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
vdcasino.onlineTürkçe Forum