id=”q8yhd9″
Departmanın Anlamı Nedir?
Bazen kelimeler, bir odanın kapısını açar. Diğer zamanlarda, o kelimeler bir labirente dönüşür ve insanı çıkışı bulmaya çalışırken yalnız bırakır. Bugünlerde kafamda dönüp durduğum kelimelerden biri de “departman”. Bunu ilk duyduğumda basit bir iş terimi gibi düşündüm, ama zamanla anlamı benim için başka bir şey haline geldi. Kendi hayatımda “departman” kelimesi, sadece bir iş yeri düzenini anlatan basit bir kelime olmaktan çıkıp, bir dönüm noktasına, bir arayışa, belki de kaybolan bir yönü bulmaya dair bir simgeye dönüştü. Kayseri’de, soğuk bir akşamda başıma gelen bir olayla anlamını yeniden keşfettim. Duygularımın arasında kaybolarak, bir kelimenin bu kadar derinleşebileceğini fark ettim.
Bir Akşam, Bir Telefon Çağrısı
O akşam, hiçbir şeyin normal olduğu bir gün değildi. İş yerinden çıkıp, eve doğru yürürken, içimde biraz burukluk vardı. Bir yandan Kayseri’nin soğuk havası yüzümü acıtıyor, bir yandan da dün akşamdan beri kafamda dönüp duran bir soruyu düşünüyordum. “Departmanın anlamı nedir?” diye sormuştum kendi kendime. İş yerinde departmanımın yeni müdürüyle yaptığım ilk görüşme, akşamdan beri aklımı kurcalıyordu. O görüşme, başta bana gayet sıradan bir iş toplantısı gibi gelmişti ama sonra, derinlerde bir yerlerde bir şeyin eksik olduğunu fark ettim. O eksiklik, belki de bir anlam arayışıdır. Ne hissettiğimi ve ne yapmak istediğimi tam olarak bilmiyordum. İçimdeki bu boşluğu nasıl dolduracağımı bir türlü çözememiştim.
İşte o gün akşamı, telefonda annem aradı. Annemin sesi, her zaman olduğu gibi sıcak ve içtendi. O anı hatırlıyorum, telefonun ucunda bana, “Nasılsın? Ne yapıyorsun?” dediğinde, her şey birden netleşti. Birden, aklımdaki karmaşık düşünceler yerine, annemin sesindeki rahatlatıcı tonu hissettim. Ona, işyerimdeki departman değişikliğinden bahsedip, yeni müdürün ne kadar “resmi” olduğunu anlattım. Ama sonra bir şey fark ettim: “Departman” kelimesi, sadece bir iş birimi değilmiş. Bir organizasyonda olduğum yerin de bir yansımasıymış. Hem resmi, hem de kişisel bir düzeyde kaybolmuş gibi hissediyordum. Departman ne demekti? Bu kelime, bir insanın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir şey miydi, yoksa sadece bir düzenin parçası mı?
Bilinçaltı Kaybolmuşluk
İçimde bir boşluk vardı ve bu boşluk, iş yerindeki yeni düzenin, beni nerede konumlandırdığına dair bir kaybolmuşluk hissiyatıydı. O gün akşam, biraz sessiz kalıp anneme, “Benim için hala neyin önemli olduğunu anlayamıyorum,” demiştim. Biraz yavaşlayarak, Kayseri’nin sokaklarını yürümeye devam ettim. Soğuk hava tenimi daha da uyuşturuyordu ama kalbimde farklı bir sıcaklık vardı. Çünkü şikayet etmek ya da kaybolmuş hissetmek yerine, bu yeni düzenin aslında bana bir şeyler öğreteceğini fark ettim. Departman kelimesinin anlamı, sadece bir iş yerindeki konumdan ibaret değildi. Anlam, bir insanın ne hissettiğiyle, hayatındaki değerlerle alakalıydı.
Kayseri’nin taş binaları arasında yürürken, fark ettiğim şey şuydu: Benim “departman” dediğim şey, aslında bir parçalanmışlık, bir uyumsuzluk, belki de bir geçiş evresiydi. Geriye bakarak, geçmişteki iş hayatımda çok net bir departmanım vardı: Bir grup insanla, belirli bir hedefe yönelmiştim. Ama şimdi o grup dağılmıştı, hedef de bulanıklaşmıştı. Departman bir iş birimi, evet; ama her şeyin çok daha fazlasıydı. Şu anda daha çok, kim olduğum ve nerede durduğumla ilgiliydi. Belki de ben aslında bir “departman” değil, kendi içimdeki birbiriyle çatışan duygulara sıkışmış bir insandım.
Şimdi Ne Olacak?
Bir hafta sonra, iş yerinde otururken yeni müdürle karşılaştım. O gün, onunla küçük bir konuşma fırsatım oldu. O kadar gergindim ki, neredeyse ne söyleyeceğimi unuttum. Ama birden, “Departmanın anlamı nedir?” sorusunu sordum. O an, gerçekten bunu sorduğum için içimde bir rahatlama hissettim. Müdürüm, biraz düşündü ve şöyle dedi: “Bir departman, sadece işlevsel bir birim değil. O, bir organizasyonun kalbidir. Ama sen, sadece bu departmanın bir parçası değilsin. Sen, her şeyin merkezindesin.” İşte o anda, kafamdaki bütün sisli düşünceler bir anda netleşti. O kelime, yani “departman”, aslında sadece bir iş birimi değil, bir anlam bulma çabasıydı. Benim için bu, işin ötesinde bir şeydi.
Bir Anlam Arayışı
Birçok kişi, iş yerinde “departman” denilince sadece bir pozisyon, bir grup insan ya da bir yapıyı görür. Ama benim için o kelime, bir arayış, bir kimlik bulma çabasıydı. Bir departmanda yer almak, bazen kişinin neyi yapmak istediğini ve kim olduğunu anlamasını sağlar. İş yerinde aldığınız pozisyon, her şey değildir. Sonuçta bir “departmanda” olmak, sadece bir görev tanımıyla sınırlı kalmamalıdır. Departmanın anlamı, insanın kendi iç yolculuğuyla ilgili bir şeydir. Kim olduğunuzu ve ne yapmanız gerektiğini bilmek, bir departmanın gerçekten ne anlama geldiğini keşfetmekle başlar.
Kayseri’nin akşam karanlığı, beni sarmıştı ama artık daha huzurluydum. O günden sonra, iş yerimdeki pozisyonumla ilgili daha fazla soru sormak yerine, kendi içimdeki cevabı aradım. Her şeyin bir anlamı olmalıydı. Ve sonunda fark ettim ki, bir departmanda yer almak, sadece bir iş yapmak değil, hayatta gerçek anlamı bulmaktır.
Bu yazıda, “departman” kelimesinin iş yerindeki resmi anlamından daha derin, kişisel bir anlam taşıdığına dair duygusal bir keşif sürecine dair bir hikaye anlatmaya çalıştım.